İktidar mazeret değil çözüm makamıdır
Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul: “Ülkemizde yaşananların en büyük sebebi bizim demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmamız. İnsan belki aç kalır; ama demokrasiden, hu savaşımız, demokrasi ve adalet savaşıdır. İktidar, vaat değil icraat, mazeret değil çözüm makamıdır.”
Tarih: 4.11.2019 11:01:28/ 343okunma / 0yorum

Belediye İş Sendikası Genel Başkanı Ordulu Nihat Yurdakul, “Belediye-İş Sendikası olarak bizim bir siyasi partimiz yok. Kafamızın arkasında planlar, programlar yok. Girdiği virajlarda savrulan siyasetlerle kendine şekil veren sendikacılık yapmıyoruz. Sadece üyelerimizin gücüne dayanarak, insan gibi çalışıp üreterek çoluğumuzu çocuğumuzu namerde muhtaç ettirmeyecek bir ücret istiyoruz; sefalete teslim olmamak, insanca yaşamak istiyoruz; güvenceli bir iş, çocuklarımıza gelecek istiyoruz, iş istiyoruz, adaletin hâkim olduğu bir ülke istiyoruz, herkese eşit muamele eden hukuk düzeni istiyoruz, liyakate önem verilmesini istiyoruz, bilimsel düşüncenin egemen olduğu bir eğitim sistemi istiyoruz, nefes almak için demokrasi istiyoruz; farklılıkları düşmanlaştırmayan eşit yurttaşları olduğumuz bir Cumhuriyetin bireyi olmak istiyoruz. Bu ülke bizim... Taşıyla toprağıyla ağacıyla insanıyla biz bu ülkenin iyi olmasını ister, bunun için çalışırız. Ancak bizler bir yandan da isteriz ki sofrada biri tıka basa doyarken, öbürü aç kalkmasın. İşte bu noktada diyoruz ki, çözüm bekleyen sorunların hepsi ancak ve ancak yüzünüzü emekçiye dönerek çözülebilir! Emeğin gücünün işin içinde olmadığı, emekçinin göz ardı edildiği hiçbir çözüm gerçekçi değildir, uzun vadeli değildir. Bu ülkeyi birlikte geleceğe taşıyalım, evet hep birlikte sırtlanalım bu yükü ama refahı, zenginliği, huzuru, güveni, mutluluğu da birlikte paylaşalım. Artık iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasiler kendi seçim dertlerini bir tarafa bırakarak, emekçilerin geçim derdine odaklanmalıdırlar. İktidar, vaat değil icraat, mazeret değil çözüm makamıdır” dedi.

Ulubey-Durak Mahallesi doğumlu Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ile muhabirimiz Mustafa Kemal Poyraz´ın yaptığı röportaj şöyle:

Nihat Yurdakul kimdir?

Nihat Yurdakul 1980 öncesi belediye işçisiyken başladığı sendikal çalışmalarını, işyeri sendika temsilciliğinden şube yönetimine, şube başkanlığından Genel Merkez Yöneticiliğine ve son olarak Belediye-İş Sendikası Genel Başkanlığına taşımıştır. Yurdakul´un Genel Başkanlığa seçilmesinin ardından büyük bir değişim ve dönüşüm yaşayan Belediye-İş, tüm karşıt sendikal saldırılara karşın onurlu ve itibarlı yürüyüşünü kararlılıkla sürdürmüştür. Hiçbir göreve talip olmayan, kendisine verilen görevden de kaçmayan Nihat Yurdakul talep üzerine 2007 yılında Türk-İş Genel Eğitim Sekreterliği‘ne aday oldu ve seçildi. Türk-İş´te seçildiği günden, istifa ettiği 2010 yılına kadar, Türk İş´in yüzü sınıfa dönük, tabandan gelen isteklere duyarlı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini ifade etti, bunun için mücadele etti. “Türk-İş´in kastlaşmış yapısını kırıp, değiştirip, dönüştüremediğim için özür diliyorum” dileyerek görev süresi dolmadan istifa etti. Nihat Yurdakul 2011 yılında Demokratik, Mücadeleci ve Güçlü yeni bir sendikal hareket İçin Türk-İş üyesi 10 sendikanın birlikte başlattığı Sendikal Güç Birliği Platformu girişiminde yer aldı. Evli ve 2 çocuk babası olan Nihat Yurdakul halen Belediye-İş Sendikası Genel Başkanlığı görevine devam ediyor.

Demokrasi anlamında ülkemizde yaşananların en büyük sebebi demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzak olduğunuzu söylemiştiniz, bu konuyu biraz açar mısınız?

Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul: “Ülkemizde yaşananların en büyük sebebi bizim demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmamız. İnsan belki aç kalır; ama demokrasiden, hukuktan, adaletten uzaklaştığı zaman iki yakası bir araya gelmez. İşte bunun içindir ki, bizim bu ülkede savaşımız, demokrasi ve adalet savaşıdır.” 696 sayılı KHK kapsamında belediye şirketlerinde çalışanlarda toplu sözleşmenin önünün halen kapalı olduğunu, işçilerin yüzde 4 zamma mahkum edildiğini belirten Genel Başkan Yurdakul, bu anti-demokratik uygulamanın ortadan kalkması için her alanda mücadeleye devam edildiğini ifade eden Genel Başkan Yurdakul, hükümetin yeniden gündeme getirdiği kıdem tazminatının fona devrine ilişkin de bunun kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizerek, “Gelin bu meseleyi çözmek için Türk-İş´in öncülüğünde Kızılay Meydanı´nda toplanalım, bedeli neyse ödeyelim, almadan da gitmeyelim. Ama kimse bizden tek başına Don Kişot´luk yapmamızı beklemesin” dedi.

“Dünyada sömürü olduğu müddetçe, sömürenler ve sömürülenler olduğu müddetçe, bu adaletsiz paylaşım olduğu sürece, sendikalar taraf olacak, bu kavga devam edecek. Bizim alın terimizle uğraşmıyorsa, kimsenin partisi fark etmiyor bize” diyen Genel Başkan Yurdakul, şunları söyledi: “Ülkemizde yaşananların en büyük sebebi bizim demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmamız. İnsan belki aç kalır ama demokrasiden, hukuktan, adaletten uzaklaştığı zaman iki yakası bir araya gelmez. İşte bunun içindir ki, bizim bu ülkede savaşımız, demokrasi ve adalet savaşıdır. Bir ülkede hatalar, noksanlar varsa bunu giderecek emekçiler ve üniversitelerdir. Bunların öncülük etmediği hiçbir şey düzelmez. İşçi sınıfı el atmadığı sürece bu ülke düzelmez. Kişilerin değil, bir anlayışın, bir düşüncenin, demokrasinin destekçisi olalım, bunun peşinden gidelim. Kim doğru yapıyorsa, onu desteklemeliyiz.”

Çalışan emekçilerin iktidardan beklentisi konusunda neler söylemek istersiniz? “

Biz emekçilerin iktidardan beklentisi; tüketime dayalı ekonomi politikalarının bir tarafa bırakılıp; üretime, kamu yatırımlarına dayalı, insan onuruna yakışır iş ve istihdam yaratan ekonomi politikaları uygulamasıdır”

31 Mart yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu seçimi kazanarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı oldu. YSK seçimi iptal ederek 23 Haziran 2019 tarihinde yeniden yapılmasına karar verdi, bu konuda neler söylemek istersiniz?

31 Mart yerel seçimleri, iptal edilen ve yenileme kararı alınan İstanbul Büyükşehir ve birkaç belediye dışında tamamlandı. Yerel yönetim seçimleri ardından göreve gelen tüm belediye başkanlarına başarılar dilerim. Yerel yönetim seçimleri belediye çalışanları açısından ayrı bir öneme sahiptir. Belediye çalışanları yerel yönetimlerde hem hizmet alan hem de hizmet veren konumdadır. Yeni seçilen belediye başkanlarından öncelikli beklentimiz, yandaş sendikacılık anlayışını reddeden, çalışanların sendika seçme özgürlüğüne, sendikal tercihlerine saygı gösteren, belediye emekçilerinin bir anne, bir baba olduğunu gözetip, onların alınteri kurumadan emeklerinin hakkını veren bir anlayışa sahip olmalarıdır. Ayrıca yeni seçilen belediye başkanlarının; eğitimli ve örgütlü toplumu savunan, hukuka saygılı, katılımcılığa ve paylaşıma açık, şeffaf, halkın çıkarlarını tüm çıkar odaklarının önünde tutan, sosyal belediyecilik ilkesine sahip bir anlayışta olması en büyük temennimizdir. Ülkemiz seçim yorgunudur… Mutfaktaki yangın, giderek büyümektedir. Ülkemiz son yıllarda bitmez tükenmez seçim süreçlerinden yorgun düşmüştür. Siyasilerin toplumu ayrıştıran “sen, ben” tartışmalarını artık bir tarafa bırakıp, emekçi halkımızın aş ve iş derdine odaklanması elzemdir. Çünkü son bir yıldır devam eden mutfaktaki yangın, giderek büyümektedir. Emekçi halkımızın günlük yaşamını alt üst eden hayat pahalılığı, işsizlik ve yoksulluk tüm hızıyla sürmekte, emekçilerin reel ücretleri her geçen gün erimekte, alım gücü düşmektedir. Yaşanan hayat pahalılığı ve geçim derdinden artık halkımızın ayakta duracak takati kalmamıştır. Artık iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasiler kendi seçim dertlerini bir tarafa bırakarak, emekçilerin geçim derdine odaklanmalıdırlar. Biz emekçilerin iktidardan beklentisi; tüketime dayalı ekonomi politikalarının bir tarafa bırakılıp; üretime, kamu yatırımlarına dayalı, insan onuruna yakışır iş ve istihdam yaratan ekonomi politikaları uygulamasıdır. Oysa, 696 sayılı KHK ile kamuya ve belediyelere geçirilen işçiler, yüzde dörtlük sefalet ücretine mahkûm edilmiştir. Şirket işçileri, geriye dönük enflasyon farkı kadar “ek zam” ile Anayasaya ve yasalara aykırı bir şekilde askıya alınan toplu sözleşme haklarını talep etmektedir. Belediye şirketlerinde çalışan işçiler, halk sağlığı ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren işlerde kamu hizmeti yapmalarına rağmen 6772 sayılı kanun gereğince yasal hakları olan ancak ödenmeyen yılda 52 günlük ilave tediye haklarının ödenmesini beklemektedir. Kamuda çalışıp söz verilmesine rağmen kadro verilmeyen işçiler ile yerel yönetimlerde 5 ay 29 gün çalışıp kadro alamayan işçiler yıllardır kadro beklemektedir. Kıdem Tazminatında hak kaybı, toplumsal barışı bozar. Emekçiler iktidardan en temel sorunlarının çözülmesini beklerken, geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı “Ekonomik Reform Paketi” açıkladı. Açıklanan paket, emekçiler açısından ek yükler ve hak kayıpları getirirken, sermaye açısından müjdelerle doluydu. Pakete göre önce kıdem tazminatı fonu oluşturulacak, ardından da bu fon bireysel emeklilik sistemine entegre edilecekti. Böylece sermayeye, işsizlik sigortası fonunun ardından, ucuz, düşük maliyetli yeni bir kaynak daha sunulacaktı. Açık ve net bir şekilde belirtelim, ülkemizin içinde olduğu durum, işçinin, işverenin; üretime, istihdama odaklanması, iktidarın ve muhalefetin kucaklanması gereken, birliğe ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bir dönemdir. Böyle bir dönemde; emeğin kazanımlarını yok etmeyi amaçlayan, kıdem tazminatının kaldırılması, fona devredilmesi ya da işlevsiz hale getirilmesine yönelik her türlü girişim, toplumsal barışı bozar. Belediye-İş Sendikası; kıdem tazminatının fona devredilmesi veya süresinin azaltılması gibi hiçbir geriletici düzenlemeyi asla kabul etmeyecektir. Kıdem tazminatı hakkının gasbı ya da zayıflatılmasına yönelik girişimler karşısında Türk-İş Genel Kurul kararları doğrultusunda, genel grev dahil, sonuç alınıncaya kadar meşru her yolu kullanmakta kararlıyız. Adaletsizliğin en büyüğü adil olmayıp, adil gibi görünmektir. Biz emekçiler, ülkemiz sorunlarının çözümünün; hukukun üstünlüğüne ve liyakata dayalı, çağdaş bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bugün grev hakkımız yasaklanıyor, Anayasal toplu sözleşme hakkımız askıya alınıyor, %4´lük sefalet ücretine mahkûm ediliyoruz. O nedenle biz emekçiler açısından demokrasi mücadelesi; emekçinin hak, hukuk ve ekmek mücadelesidir. Bizler yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, gerçekçi bir iyimserlikle; demokrasinin, bizlere ulus olma bilincini veren, bireyi yurttaş konumuna yükselten laik, demokratik Cumhuriyet´e sahip çıkmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu vesileyle bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, bayramların tüm insanlığa; barış, huzur ve mutluluk getirmesini diler, yaşamınızın, bayram hoşgörü ve iyimserliği içinde mutlulukla geçmesini dilerim.

10 Nisan 2019 tarihinde 3. Belediye-İş Sendikası Genel Kurulunda yaptığınız konuşmanız ayakta alkışlanmıştı, bizlere o günkü konuşmanızdan bahseder misiniz?

Genel Başkan Yurdakul: “Ülkemizde yaşananların en büyük sebebi bizim demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmamız. İnsan belki aç kalır; ama demokrasiden, hukuktan, adaletten uzaklaştığı zaman iki yakası bir araya gelmez. İşte bunun içindir ki, bizim bu ülkede savaşımız, demokrasi ve adalet savaşıdır.” 31 Mart yerel seçimlerinin sendikamızın içinde bulunduğu işkolu anlamında da büyük önem taşıdığına işaret eden Genel Başkan Yurdakul, “Demokrasi içinde bir seçim gerçekleşti. Bunu herkesin içine sindirmesi lazım. Seçilenler olduğu gibi kaybedenler de oldu. Bazı yerlerde işverenler değişti. Belediye-İş Sendikası olarak örgütlenme konusunda çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor, kadroları genişleterek örgütlenmeye devam edeceğiz” dedi. 696 sayılı KHK kapsamında belediye şirketlerinde çalışanlarda toplu sözleşmenin önünün halen kapalı olduğunu, işçilerin yüzde 4 zamma mahkum edildiğini belirten Genel Başkan Yurdakul, bu anti-demokratik uygulamanın ortadan kalkması için her alanda mücadeleye devam edildiğini ifade etti. Genel Başkan Yurdakul, hükümetin yeniden gündeme getirdiği kıdem tazminatının fona devrine ilişkin de bunun kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizerek, “Gelin bu meseleyi çözmek için Türk-İş´in öncülüğünde Kızılay Meydanı´nda toplanalım, bedeli neyse ödeyelim, almadan da gitmeyelim. Ama kimse bizden tek başına Don Kişot´luk yapmamızı beklemesin” dedi. “Dünyada sömürü olduğu müddetçe, sömürenler ve sömürülenler olduğu müddetçe, bu adaletsiz paylaşım olduğu sürece, sendikalar taraf olacak, bu kavga devam edecek. Bizim alınterimizle uğraşmıyorsa, kimsenin partisi fark etmiyor bize” diyen Genel Başkan Yurdakul, şunları söyledi: “Ülkemizde yaşananların en büyük sebebi bizim demokrasiden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmamız. İnsan belki aç kalırama demokrasiden, hukuktan, adaletten uzaklaştığı zaman iki yakası bir araya gelmez. İşte bunun içindir ki, bizim bu ülkede savaşımız, demokrasi ve adalet savaşıdır. Bir ülkede hatalar, noksanlar varsa bunu giderecek emekçiler ve üniversitelerdir. Bunların öncülük etmediği hiçbir şey düzelmez. İşçi sınıfı el atmadığı sürece bu ülke düzelmez. Kişilerin değil, bir anlayışın, bir düşüncenin, demokrasinin destekçisi olalım, bunun peşinden gidelim. Kim doğru yapıyorsa, onu desteklemeliyiz.”








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
94 bin yolcuya  hizmet verildi
94 bin yolcuya hizmet verildi
.
201 aranan şahıs yakalandı
201 aranan şahıs yakalandı
.
Ünye´de uyuşturucuya geçit yok
Ünye´de uyuşturucuya geçit yok
.
Ordu geleceğe nefes oldu
Ordu geleceğe nefes oldu
Tüm Türkiye´de saat 11.11´de gerçekleşen fidan dikim etkinliği kapsamında, Ordu genelinde 103 bin 300 fidan toprakla buluşturuldu.
Ordu zihniyet dönüşümü yaşadı
Ordu zihniyet dönüşümü yaşadı
Ordu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler sayesinde fındık bahçeleri ile deniz arasında sıkışmış bir il olmaktan çıkıp ekonomik ve sosyal yönden zihniyet dönüşümü yaşadı.
ALBAYRAK´TAN MÜJDE
ALBAYRAK´TAN MÜJDE
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Ordu İş Dünyası ile Buluşma” programının yanı sıra çeşitli ziyaret ve temaslarda ve ziyaretlerde bulunmak üzere Ordu´ya geldi.
DUALARLA SON YOLCULUĞA UĞURLANDI
DUALARLA SON YOLCULUĞA UĞURLANDI
Düğünü için geldiği Ordu´da kazada ölen uzman çavuş defnedildi
BEYAZ ÖNLÜKLERİNİ GİYDİLER
BEYAZ ÖNLÜKLERİNİ GİYDİLER
Tıp Fakültesi Öğrencileri Beyaz Önlüklerini Giydi
GÖREVDEN ALINDILAR
GÖREVDEN ALINDILAR
Ünye ve Altınordu´da hayvan barınaklarının içler acısı halinden sonra harekete geçen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, faturayı kesti.
Sahiplenilmeyi bekliyor
Sahiplenilmeyi bekliyor
Ordu Mali Müşavirler Odası Başkan Bahadır Baş, “Kaz Dağları´na nasıl hassasiyet gösterildiyse, Fatsa dağlarının da aynı şekilde sahiplenilmesini istiyoruz” dedi
KENT KONSEYİ BÜYÜKŞEHİRDE
KENT KONSEYİ BÜYÜKŞEHİRDE
Ordu Kent Konseyi Başkanı Ömer Aydın, “Engelli, sağlık, imar ve çevre, hukuk ve insan hakları, tarih ve tarihi eserleri koruma, ulaştırma ve çevre iller, dış ilişkiler ve gurbetçi Ordulular gibi çalışma gruplarımız oluşturuldu" dedi
SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN DESTEK SÖZÜ
SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN DESTEK SÖZÜ
AK Parti Ordu İl Başkanı Halit Tomakin, 30 Ekim´de Ankara´da yapılan kuruluştan günümüze İl Başkanları toplantısına katıldıktan sonra İl Başkan Yardımcıları ile birlikte çeşitli temas ve ziyaretlerde bulundu.
Hukuki süreç başladı
Hukuki süreç başladı
Gülyalı Belediye Başkanı Ulaş Tepe, Giresun Çevre Yolu projesinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Torun: "Erdoğan Türkiye´nin Belediye Başkanı haline de gelmek istiyor"
Torun: "Erdoğan Türkiye´nin Belediye Başkanı haline de gelmek istiyor"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ordu Milletvekili Seyit Torun, son günlerde Yerel Yönetimler Yasası´yla ilgili olumlu değişiklikler beklerken, konuşulan taslakları çok da olumlu bulmadıklarını belirtti
İHALELER CANLI YAYINLANACAK
İHALELER CANLI YAYINLANACAK
Altınordu Belediyesi´nde yapılan tüm ihalelerin canlı olarak yayınlanmasına başlandı.
OBB´den erken önlem
OBB´den erken önlem
Ordu Büyükşehir Belediyesi 2019-2020 kış sezonunu sorunsuz geçirmek ve şehir hayatının normal seyrinde devam etmesi için hazırlıklarına devam ediyor.
Dayanışma çağrısı yaptı
Dayanışma çağrısı yaptı
Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akdoğan, “ilgili eğitim birimlerimiz ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasında yakın iş birlikleri yaparak teorik bilginin pratik hayata yansıması ve toplumumuza hizmet etme noktasında karşılıklı bir dayanışmanın olması gerekmektedir” dedi.
Askere Ordu´dan çikolata
Askere Ordu´dan çikolata
Ordu´da üretilen 2 bin adet çikolata Barış Pınarı Harekatı´na katılan askerlere gönderilecek