Çok iyi tanıyor(muyuz?)
.
Tarih: 6.11.2019 10:46:03 / 188okunma / 0yorum
Resul SES

Ülkede her şey birbirine mi bağlı? Bu soru çoğunlukla aklımızı kurcalıyor veya zihnimizde ciddi yer tutuyor. Birisi çıkıyor bir laf ediyor ve ülkede herkes elindeki işi bırakıp bunu konuşmaya başlıyor. Gündem değişir değişmezde “ameriganın oyunu yine oynanıyor. ” Ya da “buna cambaza bak derler” gibi kahvehane düzeyinde eleştiriler alanı kaplıyor. Peki bu çatlak ses olmadan önce senfoni düzgün bir gidişatta gidiyor da tek bir yanlış nota mı bu hale getiriyor bu işi?

Kısaca ülke deyince aklımıza gelmesi gereken temel etmen insandır. İnsan üst başlığına baktığımızda tek bir türün bu kadar çekişmeli bir iletişim halinde olması yine mantıklı gelmiyor. Bir arada yaşayan bireylerin oluşturduğu canlılar topluluğuna verilen ortak ad toplumdur. Ortak sınırlar içerisinde yaşayıp, belli bir tarihsel gelişim içerisinde yoğrulduktan sonra ortak uygarlık ile gelişme düzeyini ortaya koyan insanların ortak çıkarlarını geliştirmesi birlikteliği olarak da karşımıza çıkan toplum tanımının bizim ülkemizde ki uyum problemi sorunlarımızın temel nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Toplumsal istişarenin olumsuz etkilenmesiyle birlikte bir kavram daha varlığını bizlere hissettiriyor. Bu kavramın adı son zamanlarda çokça duyduğumuz “toplumsal kutuplaşma” kavramı.

 Peki, günümüzde karşılaştığımız kutuplaşmaların temel sorunları listelense sıralama nasıl olur? Bunu toplumsal bir deneyle hayata geçiren bir çalışmadan alıntı yaparak ortaya koymaya çalışacağız. Zıtlık temelli olarak ele alacağımız ana unsurlar sizin de tahmin edeceğiniz gibi siyasi, etnik ve mezhepsel olgular. Evet, bu çalışmadan bizim için önemli kısmı sizinle hemen paylaşayım. Taban tabana zıt olduğu düşünülen temel etnik gruplar, mezhepler ve siyasi partiler üzerinden gerçekleştirilen çalışmada sosyal mesafe ölçülmüş ve toplumsal güvenlik açısından değerlendirmelerde bulunulmuş. Tahmin edilenin dışında bir sonuç çıkmış. Etnik grup ve mezhepler başlıklarının arasında yarışması beklenirken bunların üzerinde bir sonuç karşımıza konuldu. Siyasi düzeyde ki sosyal mesafenin diğer iki etmenin üzerinde çıkması ve siyasi düzeyin diğer ikisini de kapsadığı bulguları ciddi bir şekilde belirmiştir. Ayrıca bu çalışmayla alakalı kısa bir bilgi daha verip bu bahsi kapatacağım. Ülkemizde yüksek kültürün içerisinde değerlendirilen kimliklerin azınlıklara göre daha fazla sosyal mesafeye sahip olduğu da ortaya konmuştur.

Gördüğümüz gibi insanın olduğu yerde çeşitli nüanslar karşımıza geliyor ve çeşitli kriterler ölçüsünde ağırlık mekanizması olabiliyor. Bunların gerçekliliğinin yanı sıra bir de tehlike boyutu var. Bu tehlikelerin başında sosyal barış ve toplumsal güvenlik ile alakalı oluşacak olumsuz tutumlar geliyor. Medeni bir toplum olduğumuz iddiası herkes tarafından dile getiriliyor. Hatta o kadar medeni olma iddiasındayız ki karşımızdaki kişiye bir ithamda bulunurken ondan gelecek cevabı sorduğumuz soru kadar emin bir şekilde tahmin edebiliyoruz. Herkesin kendini aklıselim ve tarafsızlık meziyetinin tek sahibi olduğunu düşünmesi bile kutuplaşmanın derinliğini gözler önüne seriyor.

Buraya kadar olan kısım bilimsel kavramlar üzerinden toplum tahlili olarak adlandırılabilir. Bunu çok çaba sarf etmeden kavrayabilmek gayet mümkün. Bunun için ekstra bir çaba sarf etmeye gerek yok, kısa okumalarla dahi bu çıkarımlar yapılabilir. Bizler bunu 2-3 dakikada okuyarak idrak edebiliyorsak bu gerçekleri yok sayarak bir takım işler içine giren insanların niyetlerinden şüphe duymak pek tabi hakkımızdır. Demem o ki geçtiğimiz günlerde az konuşarak entel olduğu zannına kapılan bir köşemsi yazar, Atatürk´ün sözüm ona yaşantısı üzerinden verdiği örneklerle yad etme çabasına girdi. Ülkemizde yakın tarihin seyir rotasını değiştiren ve hala toplumsal uzlaşma noktasında hassas olunan bir konu da bu şekilde “kutup” örnekler verilmesi ne denli doğrudur tartışmak gerekir. Gerçekten bir şey söylemeden önce yukarıda bahsettiğimiz etmenleri hesaba katın ve kimsenin hesabına küsurat olmayın. Hoşgörü ve adalet dairesi çerçevesinde girilecek her türlü münazara sonuç verir. Birey vasfına sahiplik bütün denklemi değiştirir. (Aylardan Kasım olduğunu unutmayın ve rahatlayın (:  )

Anahtar Kelimeler: tanıyor, muyuz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kim nerede duruyor? (13 Kasım 2019 - Çarşamba)
Burası Neresi -son- (28 Ekim 2019 - Pazartesi)
Burası Neresi -2- (21 Ekim 2019 - Pazartesi)
Burası neresi? -1- (15 Ekim 2019 - Salı)
Sayfa: