Kullanılmayan cep telefonları ile ilgili yeni bir düzenleme hayata geçiyor. Cep telefonu klonlanmasının da yer aldığı teklif Meclis’te kabul edilerek yasalaştı. Buna göre kesintisiz 1 yıl sinyal alınamayan cep telefonu IMEI numaraları pasife alınacak. Peki o milyonlarca telefona sonra ne olacak? İşin uzmanına sorduk.

İngilizce ifadesi ile IMEI, Türkçe açılımıyla “Uluslararası Mobil Cihaz Kodu” Tüm cep telefonlarında bulunması gereken bir kimlik numarası. 15 haneden oluşan bu numara tek bir telefona özel olarak belirleniyor. Bu numara ile telefonunuzu diğerlerinden ayırt etmek mümkün oluyor. Ancak telefon üreticisi tarafından belirlenen bu numara, kimi zaman kötü niyetli insanların eline ulaşıp kayıt dışı şekilde kullanılabiliyor.

TİCARETİ BIRAKTI ÇOBAN OLDU TİCARETİ BIRAKTI ÇOBAN OLDU

Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan teklife göre kullanılmayan cep telefonları ve IMEI numaraları için yeni bir dönem başlıyor. 7 yıl olan cep telefonlarındaki sinyal alma sınırı 1 yıla düşürülüyor. 1 yıl içinde SIM kartı takılıp herhangi bir işlem yapılmayan cep telefonlarının IMEI numarası Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından bloke edilerek kullanılmaz hale getirilecek. Yani telefon görüşmesi yapılmayan, mesaj atılmayan ya da internete girilmeyen cihazlar pasifize edilecek. Düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.

IMEI numarası düzenlemesine neden ihtiyaç duyuldu?

Kullanılmayan cep telefonlarının sinyal alma sınırını 1 yıla indiren düzenlemenin başlıca sebebi IMEI numaralarının yasa dışı şekilde klonlanması… Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) bu düzenlemenin hayata geçmesi için adım atanlardan. MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı IMEI klonlama ile ciddi bir kayıt dışılığın söz konusu olduğunu söylüyor:

“7 yıl sinyal alma süresi bu kayıt dışılığın alan bulduğu yer oldu. Ortalama 12 milyon cihaz satılan bir ülkede bu işi yasa dışı yollarla yapan kişiler tarafından kopyalanacak çok ciddi bir dataya ulaşılıyordu. Haliyle bunu 1 yıla indirerek bu işi suistimal edenlerin önüne geçebilmek arzulanıyor. Millet olarak fatura saklama gibi alışkanlıklarımız yok. 7 yıl saklamak da haliyle güç oluyordu. Ama bu süre 1 seneye inince gerekli evrakın tedarikinin de daha hızlı olacağını düşündüğümüzden düzenlemeyi avantaj olarak görüyoruz.”