Bozgunculuğu meslek eyleyip hiçbir ahlâkî endişe taşımayan, kimi; kaygısız, saygısız, demsiz, densiz ve değersiz kubur faresi "aday sıfatı" ile arzı endam etmektedir yine.

Bozgunculuğu meslek eyleyip hiçbir ahlâkî endişe taşımayan, kimi; kaygısız, saygısız, demsiz, densiz ve değersiz kubur faresi "aday sıfatı" ile arzı endam etmektedir yine.

Töre'de: "görev, alınmaz, verilir."

Ancak sorumsuz ve alabildiğine sorunlu, uyuz, boynuzlu keçilerin liderliği ile değildir bu.

Bekrî Mustafa'nın imamlık nüktesini hatırlayınız, şimdilerde baş bilinen pek çoklarına dair öyle haberler götürebilir gelip geçenler.

Hakta kalmayalım; bugün düzeni darmadağın ederek dünyayı cümle varlık açısından yaşanmaz hâle getirenler ne kadar lâyık değillerse Bekrî Mustafa o kadar lâyıktır imamete.

Çocuk yaşlarda hafız olmuş ancak gençliğinde içkiye başlamış, o sebeple Bekri lakabını almış, uzun boylu, iri-yarı biridir o.

Haddini bilir sadece.

Naçizane sözü de "haddi olmayarak" anlamına gelir bildiğiniz gibi.

Vecize ise özdeyiş demek.

Uzay İstasyonuna gönderilen Yörük pilotumuz Gazi Paşa'ya atfedilen “İstiklâl Göklerdedir“ cümlesini söylemişti ya...

TV ekranında kayan altyazıda bu ifadeyi "Atatürk'ün naçizane sözü" diye geçtiler.

Gazi Paşa haddi olmayarak mı kurmuş o cümleyi?

Gariplerim, “vecize“ demeye çalıştılar herhalde ama o kadar başarabildiler.

Siyasetçiler de böyle işte.

Peki, neden liyâkatliler görmezden gelinir ve engellenir de çapsızlara verilir görevler?

"Her yerde adamları olsun ve hasadın her türünü sorunsuz yapabilsinler" diye tabi.

Hasat!

“Adrenokrom hasadı“ tabirini son yıllarda sıklıkla duyuyoruz.

13/07/2020 - 12:53 tarihli şu haberi okuyalım (Fatih Yetim'den):

"Adrenochrome (Adrenokrom) nedir, zenginlerin ölümsüzlük iksiri mi?

İddialara göre sadece çocukların beyinlerinde üretilen bu maddeyi elde etmek için, küçük çocuklar kaçırılarak öldürülüyor. Oysa bir uyuşturucu dahi olmayan adrenochrome bir sentez olarak mevcut ve yasal olarak da satılıyor.

ABD'nin önde gelen çevrimiçi mobilya mağazası Wayfair'ın çocuk kaçakçılığı yaptığına dair iddialarla birlikte kimyasal bir bileşik olan "Adrenochrome" (Adrenokrom) da gündeme geldi. ABD'li yazar Hunter S. Thompson'ın 1972'de yayımlanan "Fear and Loathing in Las Vegas" adlı romanında adrenochrome çocukların beyninden diri diri elde edilmesi gereken bir gençlik iksiri olarak anlatılıyor. Daha sonra Las Vegas Parano adıyla filmi de çekilen roman, bu sıradan kimyasal sentezi dünyanın en güçlü uyuşturucu ilacı olacak sunuyor. Üstelik romanda geçen ifadelere göre çocukların beyninde adrenalin salgılarken ortaya çıkan bu molekülün, ölü bir bedenden elde edilmesi de mümkün değil. Romanda molekülü satan karakterin çocuk katili olduğu ortaya çıkıyor. Thompson'ın romanından yola çıkan komplo teorileri de çocukların adrenochrome için kaçırıldığını ve işkence gördüğünü öne sürüyor. Bilimsel araştırmalara göre adrenokrom psikotrop bir madde değil. Adrenokrom, adrenalinin oksidasyonu ile elde edilen bir molekülden ibaret ve insan vücudu üzerindeki etkileri de henüz tam olarak bilinmiyor. Bazı araştırmacılar adrenokromun şizofreniyle bağlantılı olduğunu savunsa da, molekülün halüsinojenik veya psikotropik etkileri bilimsel çalışmalarla doğrulanamadı. Adrenokrom molekülü laboratuvar ortamında sentezlenebiliyor ve örneğin Fransa Sağlık Bakanlığı'nın uyuşturucu maddeler listesinde yer almıyor. ABD'de de aynı şekilde yasaklı madde olarak görülmüyor. Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün internet sitesinde molekülün nerelerde üretildiğine dair detaylı bilgiler mevcut.

Adrenokrom, Kanadalı Toronto kimyasal araştırmalar şirketi tarafından 25 mg'ı 50 dolara satılıyor. AFP'nin ulaştığı Çin merkezli Fine Technologies laboratuvarları ise yüzde 98 saf adrenokromun 25 mg'ı 129 dolara satıyor. Fransız Paul Brousse Hastanesi'nden psikiyatrist ve bağımlılık uzmanı Laurent Karila'ya göre adrenokrom bir adrenalin türevi olduğu için hızlı kalp atması ve terleme gibi adrenerjik etkilerinin olması da mümkün ancak bir uyuşturucu madde olduğuna dair iddialar tamamen gerçek dışı.

Zenginlerin kendi sağlıkları için çocukların beyinlerinden adrenokrom elde ettiğine dair komplo teorilerine sıkça eşlik eden bir de fotoğraf söz konusu. O karede masada yatan küçük bir kız çocuğunun etrafında hasta yaşlı zengin insanlar görülüyor. Aslında bu bir fotoğraf değil, sanatçı Gottfried Helnwein'ın Viyana Albertina Müzesi'nde sergilenen Epiphany III (Tapınakta tanıtım) adlı çizimi. Sosyal medyada kullanılan kare ise, bu tablonun fotoşopla değiştirilmiş bir versiyonu."

*

Tüm dünya, 2019 yılında hapishanede ölü bulunduğu söylenen Jeffrey Epstein'in adasında gerçekleşen fuhuş ağını ve bu ağa kurban giden çocukları konuşurken, tıpkı Simpsonlar gibi kehanetleriyle meşhur olan Kurtlar Vadisi, bu kez kan donduran bir sahneyle gündeme geldi.

Kurtlar Vadisi'ndeki o sahnede "Yüce Majesteleri"ni iyileştirmek için çocuk kanı kullanıldığı söyleniyordu.

Doktor, "Majesteleri daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için kanını tazeleyip gençleşecek." derken, Arthur ise "Çocuklar ölecek öyle mi?" diyor, Doktor ise "Onlar Majestelerine kanlarını vererek ölümsüz olacaklar" cevabını vererek dehşete düşürüyordu.

(https://www.haber365.com.tr/epstein-adasi-skandali-yillar-once-kurtlar-vadisinde-yer-almis-dehsete-dusuren-sahne-olay-oldu-v50630)

*

Başlıkta Kulp Kaymakamı dedik değil mi?

Çok iyi bir turnusol oldu.

Türkiye’de her yıl kaç çocuk kayboluyor ve asla bulunamıyor?

Amaaan canım…

Ezanları susturamazsınız!

İyi seçimler.

KÖRLER ÜLKESİNDE KULP KAYMAKAMI OLMAK

 

Bozgunculuğu meslek eyleyip hiçbir ahlâkî endişe taşımayan, kimi; kaygısız, saygısız, demsiz, densiz ve değersiz kubur faresi "aday sıfatı" ile arzı endam etmektedir yine.

Töre'de: "görev, alınmaz, verilir."

Ancak sorumsuz ve alabildiğine sorunlu, uyuz, boynuzlu keçilerin liderliği ile değildir bu.

Bekrî Mustafa'nın imamlık nüktesini hatırlayınız, şimdilerde baş bilinen pek çoklarına dair öyle haberler götürebilir gelip geçenler.

Hakta kalmayalım; bugün düzeni darmadağın ederek dünyayı cümle varlık açısından yaşanmaz hâle getirenler ne kadar lâyık değillerse Bekrî Mustafa o kadar lâyıktır imamete.

Çocuk yaşlarda hafız olmuş ancak gençliğinde içkiye başlamış, o sebeple Bekri lakabını almış, uzun boylu, iri-yarı biridir o.

Haddini bilir sadece.

Naçizane sözü de "haddi olmayarak" anlamına gelir bildiğiniz gibi.

Vecize ise özdeyiş demek.

Uzay İstasyonuna gönderilen Yörük pilotumuz Gazi Paşa'ya atfedilen “İstiklâl Göklerdedir“ cümlesini söylemişti ya...

TV ekranında kayan altyazıda bu ifadeyi "Atatürk'ün naçizane sözü" diye geçtiler.

Gazi Paşa haddi olmayarak mı kurmuş o cümleyi?

Gariplerim, “vecize“ demeye çalıştılar herhalde ama o kadar başarabildiler.

Siyasetçiler de böyle işte.

Peki, neden liyâkatliler görmezden gelinir ve engellenir de çapsızlara verilir görevler?

"Her yerde adamları olsun ve hasadın her türünü sorunsuz yapabilsinler" diye tabi.

Hasat!

“Adrenokrom hasadı“ tabirini son yıllarda sıklıkla duyuyoruz.

13/07/2020 - 12:53 tarihli şu haberi okuyalım (Fatih Yetim'den):

"Adrenochrome (Adrenokrom) nedir, zenginlerin ölümsüzlük iksiri mi?

İddialara göre sadece çocukların beyinlerinde üretilen bu maddeyi elde etmek için, küçük çocuklar kaçırılarak öldürülüyor. Oysa bir uyuşturucu dahi olmayan adrenochrome bir sentez olarak mevcut ve yasal olarak da satılıyor.

ABD'nin önde gelen çevrimiçi mobilya mağazası Wayfair'ın çocuk kaçakçılığı yaptığına dair iddialarla birlikte kimyasal bir bileşik olan "Adrenochrome" (Adrenokrom) da gündeme geldi. ABD'li yazar Hunter S. Thompson'ın 1972'de yayımlanan "Fear and Loathing in Las Vegas" adlı romanında adrenochrome çocukların beyninden diri diri elde edilmesi gereken bir gençlik iksiri olarak anlatılıyor. Daha sonra Las Vegas Parano adıyla filmi de çekilen roman, bu sıradan kimyasal sentezi dünyanın en güçlü uyuşturucu ilacı olacak sunuyor. Üstelik romanda geçen ifadelere göre çocukların beyninde adrenalin salgılarken ortaya çıkan bu molekülün, ölü bir bedenden elde edilmesi de mümkün değil. Romanda molekülü satan karakterin çocuk katili olduğu ortaya çıkıyor. Thompson'ın romanından yola çıkan komplo teorileri de çocukların adrenochrome için kaçırıldığını ve işkence gördüğünü öne sürüyor. Bilimsel araştırmalara göre adrenokrom psikotrop bir madde değil. Adrenokrom, adrenalinin oksidasyonu ile elde edilen bir molekülden ibaret ve insan vücudu üzerindeki etkileri de henüz tam olarak bilinmiyor. Bazı araştırmacılar adrenokromun şizofreniyle bağlantılı olduğunu savunsa da, molekülün halüsinojenik veya psikotropik etkileri bilimsel çalışmalarla doğrulanamadı. Adrenokrom molekülü laboratuvar ortamında sentezlenebiliyor ve örneğin Fransa Sağlık Bakanlığı'nın uyuşturucu maddeler listesinde yer almıyor. ABD'de de aynı şekilde yasaklı madde olarak görülmüyor. Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün internet sitesinde molekülün nerelerde üretildiğine dair detaylı bilgiler mevcut.

Adrenokrom, Kanadalı Toronto kimyasal araştırmalar şirketi tarafından 25 mg'ı 50 dolara satılıyor. AFP'nin ulaştığı Çin merkezli Fine Technologies laboratuvarları ise yüzde 98 saf adrenokromun 25 mg'ı 129 dolara satıyor. Fransız Paul Brousse Hastanesi'nden psikiyatrist ve bağımlılık uzmanı Laurent Karila'ya göre adrenokrom bir adrenalin türevi olduğu için hızlı kalp atması ve terleme gibi adrenerjik etkilerinin olması da mümkün ancak bir uyuşturucu madde olduğuna dair iddialar tamamen gerçek dışı.

Zenginlerin kendi sağlıkları için çocukların beyinlerinden adrenokrom elde ettiğine dair komplo teorilerine sıkça eşlik eden bir de fotoğraf söz konusu. O karede masada yatan küçük bir kız çocuğunun etrafında hasta yaşlı zengin insanlar görülüyor. Aslında bu bir fotoğraf değil, sanatçı Gottfried Helnwein'ın Viyana Albertina Müzesi'nde sergilenen Epiphany III (Tapınakta tanıtım) adlı çizimi. Sosyal medyada kullanılan kare ise, bu tablonun fotoşopla değiştirilmiş bir versiyonu."

*

Tüm dünya, 2019 yılında hapishanede ölü bulunduğu söylenen Jeffrey Epstein'in adasında gerçekleşen fuhuş ağını ve bu ağa kurban giden çocukları konuşurken, tıpkı Simpsonlar gibi kehanetleriyle meşhur olan Kurtlar Vadisi, bu kez kan donduran bir sahneyle gündeme geldi.

Kurtlar Vadisi'ndeki o sahnede "Yüce Majesteleri"ni iyileştirmek için çocuk kanı kullanıldığı söyleniyordu.

Doktor, "Majesteleri daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için kanını tazeleyip gençleşecek." derken, Arthur ise "Çocuklar ölecek öyle mi?" diyor, Doktor ise "Onlar Majestelerine kanlarını vererek ölümsüz olacaklar" cevabını vererek dehşete düşürüyordu.

(https://www.haber365.com.tr/epstein-adasi-skandali-yillar-once-kurtlar-vadisinde-yer-almis-dehsete-dusuren-sahne-olay-oldu-v50630)

*

Başlıkta Kulp Kaymakamı dedik değil mi?

Çok iyi bir turnusol oldu.

Türkiye’de her yıl kaç çocuk kayboluyor ve asla bulunamıyor?

Amaaan canım…

Ezanları susturamazsınız!

İyi seçimler.